|
Kredi Kampanyaları 2011
Güncel Kredi Kampanyaları,kredi başvurusu,kredi,vakıf bankası,işbankası,garanti bankası,Hsbc bankası,ak bank,ziraat bankası,teb bankası,kuveyet türk,ing bankası,yapıkredi bankası,sorgualama en güncel krediler vs...
9 Mayıs 2011 Pazartesi
Seker BanktanTadilat Kredisi
Şeker BanktaTaksit Azaltan Konut Kredisi
|
Şeker Bank Kiraya Son Konut Kredisi
|
Esnafa 250 bin TL Kredi
Halkbank'tan Halk Günü kredisi
Akbank Esşiz Faizli İhtiyaç Kredisi
Garanti bankasından ilk otomobilim kredisi
Her derde deva kredi Deniz banktan
7 Mayıs 2011 Cumartesi
Kiraya Son 30 Yıl Vadeli Konut Kredisi
Şeker banktan türkiyede bir ilk 30 yıla kadar konut kredisi. 30 yıllık kredi için 0,94 faiz oranı ile cazip krediler kullanabilirsiniz.
|
Dünya Bankasından Türkiye'ye 506, 1 Milyon Avro Kredi
Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu, Türkiye için 506, 1 milyon Avro (700 milyon dolar) tutarındaki İkinci Adil Büyüme ve İstihdamın Yeniden Tesisi Program Odaklı Kalkınma Politikası Kredisini (REGE-DPL 2) onayladı. Dünya Bankasından yapılan açıklamada, söz konusu kredinin, faiz oranı 6 aylık Avro LIBOR artı değişken marj, vadesi 9 yılı geri ödemesiz olmak üzere 26, 5 yıl olan, eşit anapara geri ödemeli bir esnek kredi olduğu ifade edildi. Açıklamada, Türkiye hükümetinin REGE DPL dizisi ile desteklenen programı, Türkiye'nin Kredi dizisinin ikinci operasyonu olan REGE DPL 2'nin, 2010 yılından bu yana üç geniş alanda uygulanan spesifik politikaları desteklediği kaydedildi. Açıklamada, bu politikalar şöyle sıralandı: "Özellikle yeni Ticaret Kanununun, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun ve Borçlar Kanununun yürürlüğe konulması olmak üzere rekabetçiliği ve istihdamı artırmaya yönelik iş ortamı reformları. Türkiye'nin genel sağlık sigortası sisteminin Mali açıdan sürdürülebilir bir şekilde uygulanması ve okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması olmak üzere, Türk halkının beceriler ve insan sermayesi oluşturmasına yönelik önemli programların uygulanması. Yeni Sayıştay Kanunu ve yeni Devlet Yardımları Kanunu dahil olmak üzere, kaliteli kamu -DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DİREKTÖRÜ ZACHAU- Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau da, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'nin, 2008-2009 küresel Mali krizinin etkilerini çoğu ülkeden daha hızlı bir şekilde atlattığını belirterek, 2010 yılında da çarpıcı bir ekonomik büyümeyi başardığını ve aynı zamanda işsizlik ve enflasyon oranlarını düşürdüğünü vurguladı. Zachau, şunları kaydetti: "Hükümet bu fırsatı, bazı temel ekonomik reformlara devam edilmesi için bir fırsat olarak kullanmıştır. Bunların en önemlileri arasında yeni Türk Ticaret Kanununun kabulü ve Sağlıkta Dönüşüm Programı uygulamasının devam ettirilmesi yer almaktadır. Türkiye, şu anda ekonomik gündemini daha da ilerletmek için mükemmel bir zemine sahiptir. Yeni istihdamı ve istihdam esnekliğini, eğitimi, beceri eğitimini ve sağlığı güçlendirmeye, yenilikçiliğin önünü açmaya, yerel sermaye piyasalarını derinleştirmeye ve
|
Kredi Lisansını İptal Edebiliriz
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, bazı bankaların pazar payını geliştirmek için şubelerine yüksek hedefler koyduğunu, şubelere yönlendirilen dosyalar için emlak ofislerine promosyonlar verildiğini ve farklı yöntemlerle konut kredisinin tamamının finanse edildiğini belirtti. Bilgin, konut kredisi tahsisinde kurallara uymayan bankaların tespit edilmesi durumunda, belli bir süre konut kredisi lisansı iptaline kadar gidebilecek müeyyidelerin uygulanabileceğini söyledi. Bilgin yaptığı açıklamada, bankacılık sektörü için büyük potansiyeli olan konut kredilerinin sağlıklı büyümesini sağlamanın BDDK'nın görevi olduğunu, yaklaşık dört aydır banka bazında takip edilen konut kredileriyle ilgili bir kaç bankada usule uygun olmayan işlemler tespit ettiklerini kaydetti. Yüzde 100 için 'eş'ede kredi veriliyor Bazı bankaların rekabet ve pazar payını hızla genişletmek kaygısıyla, şubelerine çok yüksek konut kredisi satış hedefleri verdiğini tespit ettiklerini söyleyen Bilgin, "Konut kredileri özelinde yılbaşında aldığımız bankalarca kredilerin en fazla yüzde 75'inin finanse edilmesi ve değerlemenin BDDK ve SPK lisanslı gayrimenkul değerleme şirketlerinde yapılma zorunluluğu malum. Bazı bankaların yüzde 75-25 sınırını yüzde 75 konut kredisi vererek, kalan yüzde 25 için ise ya konut kredisi sahibinin eşine konut kredisi vererek ya da ihtiyaç kredisi vererek tamamladıklarını, neticede konut kredisi alan kişinin yüzde 100 finanse edildiğini tespit ettik. İhtiyaç kredilerinde yıl başından 15 Nisan'a kadar yaşanan yüzde 13.5'lik artışın bir nedeni de söz konusu bu muvazaalı işlemlerdir" dedi. Konut Kredilerindeki SonDurum İçin Tıklayın Seyahat ve ticari araç hediye ediliyor Bilgin, "Bazı bankalarca, emlak ofislerinin şubelere getirdiği, aracılık ettiği dosya adedine bağlı olarak emlakçıları yurtiçi-yurtdışı seyahatlere götürdüğü, ticari araçlar hediye edildiği ve başka promosyonlar sağladığını belirledik" dedi. Bilgin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bazı gayrimenkul değerleme şirketlerinin yüksek değerlemeyle ekspertiz yaptıklarını, bazı bankaların, bazı emlak ofislerinin ve bazı ekspertiz şirketlerinin özellikle gelir seviyesi düşük bölgelerde, finansal bilgisi yetersiz ve genelde 100.000 - 200.000 liralık konut kredilerinde bu uygunsuzlukları yaptıklarını gördük. Kurum olarak, bankaların mali yapısı kadar tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatleri önem verdiğimiz temel prensiplerdendir. Konut kredisi kullananların, diğer bankalara nazaran yüksek komisyon, dosya masrafı ve benzeri hususlara dikkat etmelerinin, kıt kanaat alacakları konutlara verdikleri faiz harici masrafların aslında faiz oranlarını oldukça yüksek seviyelere getirdiğini unutmamalarını diliyorum; bu ve benzeri konulara vakıf olan banka müşterilerinin BDDK'ya şikayette bulunmaları bizi memnun edecek." Duruşumuzu bilen kararı kabul eder Kamu-özel, küçük-büyük banka ayrımı olmaksızın konut kredisi veren tüm bankalarda benzeri uygulamaların varlığının birebir ve yerinde tespiti için denetimlerin devam ettiğini, usulsüzlüğün bazı bankalarda mevcut olduğunu söyleyen Bilgin, "BDDK olarak bugüne kadar duruşumuzu bilen bankalarımızın, düzenlemelere aykırılıkların tespiti halinde alacağımız banka bazındaki tedbirleri ve kararları bugünden kabul ettiklerini varsayıyoruz" dedi. 'Uyanıklık' yapanı ayıracak Bilgin, şube açılışından, genel müdür yardımcısı atamasına, rasyo hesaplamalarına kadar bütün bankalarla yakın ilişki içinde olduklarını belirterek, "Özellikle hassas olunan bir konuda, uygulamayı bin bir suretle dolanan bir banka tespit edildiğinde, açık söyleyeyim, belli bir süre konut kredisi verme lisansının iptaline kadar gidebilir" diye konuştu. Gayrimenkul değerleme şirketlerinin de BDDK ile yeni tanışmış olsalar da, lisans iptaline kadar alınabilecek kararları normal karşılayacaklarını düşündüğünü söyleyen Bilgin, "Doğrudan lisans iptali olur, ekspertizde usulsüzlük istemiyoruz" dedi. Bilgin, bu sayede işini doğru yapan, düzgün çalışan, sadece konut kredisi değil, diğer konularda da düzenlemelere uyan bankalarla diğerlerinin ayrılabileceğini kaydetti ve "İşini doğru yapan banaklarla bir anlamda 'uyanıklık' yapan bankaları da ayırmış oluruz" şeklinde konuştu.
|
Kredi Yapılandırma Ücreti"ne Vize Vermedi
Alınan bilgiye göre, bir bankadan 60 ay vade ile 130 bin lira konut kredisi kullanan bir vatandaş kredi faiz oranlarının düşüşünden yararlanmak üzere kredinin yeniden yapılandırılmasını talep etti. Bankanın yüzde 2 erken ödeme ücreti ve ödeme planı değişiklik ücreti olmak üzere toplam 1930 lira aldığını belirten vatandaş, söz konusu paranın iadesi için tüketici hakem heyetine başvurdu. Tüketici hakem heyeti bu talebi reddetti. Bunun üzerine kredi kullanan vatandaş, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali ve ödediği 1930 liranın iadesi için Ankara 7. Tüketici Mahkemesi’nde dava açtı. Mahkeme, davayı kabul ederek, Ankara İl Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptalini ve konut kredisi kullanan vatandaşın yeniden yapılandırmada ödediği 1930 liranın vatandaşa ödenmesine karar verdi. Mahkemenin gerekçeli kararında, konut kredisi sözleşmesi, ödeme planı, yapılandırma sırasında alınan komisyon ve masraf miktarı konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, uyuşmazlığın alınan tüketici kredisi nedeniyle faizlerdeki düşme nedeniyle banka tarafından yapılan yapılandırma işleminde masraf ve komisyon istenip istenemeyeceği konusunda olduğu vurgulandı. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un ilgili maddesine göre, satıcı ve sağlayıcının tüketici ile müzakere etmeden tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kurallarına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşullarının haksız şart sayılacağı hatırlatılan gerekçede, "Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup, bilirkişi kurulu raporlarında, taraflar arasında 27 Eylül 2007 tarihli Konut Kredi sözleşmesi imzalandığını, aylık 1.28 faiz, 60 ay vade 130 bin lira kredi kullanıldığını, taksit miktarının 3 bin 117 lira olduğunu, 30 aylık ödemeden sonra faiz oranının yüzde 0,89 oranına indirilerek ödeme konusunda tarafların anlaştıklarını, faiz oranının sabit olarak belirlendiğini, konut finansman kuruluşu tarafından erken ödeme ücreti talep edilebileceğini, banka uygulamasının yerinde olduğunu bildirmişlerdir. Bilirkişi raporu, dosya kapsamı ve delil durumuna uygun bulunmuş olup, teknik değerlendirmeleri mahkememizce kabul edilmiş ancak, hukuki nitelendirmeye yönelik sonuç bölümüne itibar edilmemiştir" denildi. "Kanuna göre, erken ödemede ücret talep edilebilir. Mevcut olayda erken ödeme yok" 4077 sayılı kanunun ilgili hükmüne göre, "faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde bir veya birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması halinde konut finansman kurulunun erken ödeme ücreti talep edebileceği, erken ödeme ücretinin yüzde 2 oranını geçemeyeceği, kredi taksitlerinin vadesinden önce erken ödenmesi ya da borcun tümüyle ödenmesi halinde bankanın yüzde 2 oranını aşmayacak şekilde erken ödeme ücreti talep edebileceği" ifade edildi. Bankanın bu oranı azami miktarda kullanabilmesi için bunun haklı gerekçesini tüketiciye bildirmesinin zorunlu olduğu belirtilen gerekçede, "mevcut olayda erken ödeme olduğunun kabul edilemeyeceği, yapılan işlemin piyasada faiz oranlarının düşüşü ile birlikte bankalar arasındaki rekabet ile birlikte bankaların faiz oranında kendiliğinden ve talep üzerine yaptıkları indirimler" olduğu kaydedildi. "Sözleşme yapılıp taksitler ödenmeye başlandıktan sonra faizlerdeki düşüş nedeniyle bankayı yapılandırmaya zorlamanın hukuken mümkün olmadığı" belirtilen gerekçede, serbest piyasa koşulları dikkate alındığında kredi kullanan tarafın krediyi tümüyle kapatarak başka bir bankadan daha uygun şartlarda kredi alabileceği düşünüldüğünde bankaların yoğun şekilde "yapılandırma" adı altında yeni bir uygulama geliştirdiklerinin görüldüğü anlatıldı. Tüketici Kanununun tüketicilere sağladığı en önemli haklardan birinin bilgilendirme ve aydınlatılma hakkı olduğuna işaret edilen gerekçede, bu kapsamda bankaların kredi verdiklerinde masraf, komisyon ve diğer tüm giderler dahil olmak üzere çekilecek kredi tutarı, taksit miktarı ve sabit aylık ödeme yaparak bunu tüketiciye bildirmek durumunda oldukları belirtildi. Piyasa koşullarında yoğun rekabet nedeniyle, bankaların mümkün olduğu kadar düşük oranda faiz ilanları yaptıkları, daha sonra masraf ve komisyon adı altında aldıkları ücretlerle faiz oranını dolaylı şekilde artırdıkları anlatılan gerekçede, "tüketici mevzuatı yönüyle bu durumun kabulünün mümkün olmadığı" vurgulandı. "Yapılandırmayı kabul eden bankanın yeniden ücret talebi usul ve yasaya aykırı" Gerekçeli kararda şöyle denildi: "Somut olayda bankayı yeniden yapılandırmaya zorlamak yasal olarak mümkün olmamakla birlikte banka kendi inisiyatifiyle yapılandırmayı kabul ettiğine göre tüketiciye yapılandırma ile ilgili faiz oranını herşey dahil olmak üzere net biçimde ve kalan süre için ödenecek taksit tutarını bildirerek yapmak zorundadır. Borç yapılandırmasını kabul eden bankanın erken ödeme komisyonu adı altında ve plan değişikliği adı altında yeniden ücret talep etmesi usul ve yasaya aykırıdır. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, Hakem Heyeti kararı, Konut Kredisi Sözleşmesi, ödeme planı, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, faiz oranlarındaki düşüş nedeniyle bankanın yeniden yapılandırma talebini kabul ettiği, bu nedenle masraf, komisyon adı altında ücret talep etmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, aksi halin haksız şart niteliğinde olacağı, yapılandırmanın tümüyle bankanın inisiyatifinde olduğu, bu işlem kabul edildiğinden ayrıca masraf ve komisyon talebinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, hakem heyet kararının iptaline, dava konusu 1930 liranın davalıdan tahsiline, davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir." Mahkeme, ayrıca, dava açan vatandaşın ödediği 550 lira vekalet ücreti ile dava açma, bilirkişi ücreti gibi toplam 322 liralık yargılamada giderinin de davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesini kararlaştırdı. Hürriyetkıyasla'nın yorumu Bu kararın faizlerin yükseldiği bir döneme denk gelmesi tüketicilerin kredi kullanma çekincelerini bir nebze olsun azaltabilir, zira faizler düştüğünde yüksek faizden kredi kullanan bir kişi yine aynı bankadan ve masraf ödemeden ödeme planını yeniden yapılandırabilir. Dolayısıyla tüketicilerin böyle durumlarda refinansman/yeniden yapılandırma seçeneklerini de kıyaslamaları yararına olabilir.
|
Tüketici Kredileri ve Kredi Kartlari
Merkez Bankası verilerine göre, toplam tutarda bir haftalık süreçte 2 milyar 439 milyon 785 bin liralık artış meydana geldi. Tüketici kredileri, 29 Nisan itibariyle 140 milyar 343 milyon 242 bin lira, bireysel kredi kartı kullanım tutarı da 45 milyar 83 milyon 99 bin lira oldu. Tüketici kredilerinin 63 milyar 269 milyon 757 bin lirası konut, 5 milyar 818 milyon 526 bin lirası taşıt, 71 milyar 254 milyon 959 bin lirası diğer kredilerden oluştu. Türk Lirası cinsinden bireysel kredi kartları tutarının 19 milyar 873 milyon 141 bin lirasını taksitli, 25 milyar 153 milyon 384 bin lirasını taksitsiz kullanım oluşturdu.
|
Dünya kredisi geliyor 2011
Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu, Türkiye için 506,1 milyon avro (700 milyon dolar) tutarındaki İkinci Adil Büyüme ve İstihdamın Yeniden Tesisi program Odaklı Kalkınma Politikası Kredisini (REGE-DPL 2) onayladı. Dünya Bankasından yapılan açıklamada, söz konusu kredinin, faiz oranı 6 aylık Euro LIBOR artı değişken marj, vadesi 9 yılı geri ödemesiz olmak üzere 26,5 yıl olan, eşit anapara geri ödemeli bir esnek kredi olduğu ifade edildi. Açıklamada, Türkiye hükümetinin REGE DPL dizisi ile desteklenen programı, Türkiye’nin iş ortamı ve daha geniş rekabetçilik ve büyüme gündemini ilerletmeye ve mevcut kamu sektörü reform gündemini sürdürmeye yönelik kritik yasal, kurumsal ve yapısal reformları içerdiği belirtildi. Kredi dizisinin ikinci operasyonu olan REGE DPL 2′nin, 2010 yılından bu yana üç geniş alanda uygulanan spesifik politikaları desteklediği kaydedildi. Açıklamada, bu politikalar şöyle sıralandı: ”Özellikle yeni Ticaret Kanununun, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun ve Borçlar Kanununun yürürlüğe konulması olmak üzere rekabetçiliği ve istihdamı artırmaya yönelik iş ortamı reformları. Türkiye’nin genel sağlık sigortası sisteminin mali açıdan sürdürülebilir bir şekilde uygulanması ve okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması olmak üzere, Türk halkının beceriler ve insan sermayesi oluşturmasına yönelik önemli programların uygulanması. Yeni Sayıştay Kanunu ve yeni Devlet Yardımları Kanunu dahil olmak üzere, kaliteli kamu hizmetlerinin etkin ve şeffaf sunumunu daha da güçlendirmeye yönelik reformlar.” DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DİREKTÖRÜ ZACHAU ”Hükümet bu fırsatı, bazı temel ekonomik reformlara devam edilmesi için bir fırsat olarak kullanmıştır. Bunların en önemlileri arasında yeni Türk Ticaret Kanununun kabulü ve Sağlıkta Dönüşüm Programı uygulamasının devam ettirilmesi yer almaktadır. Bu başarıları desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye, şu anda ekonomik gündemini daha da ilerletmek için mükemmel bir zemine sahiptir. Yeni istihdamı ve istihdam esnekliğini, eğitimi, beceri eğitimini ve sağlığı güçlendirmeye, yenilikçiliğin önünü açmaya, yerel sermaye piyasalarını derinleştirmeye ve temiz, verimli ve güvenli enerjiyi teşvik etmeye devam etmek için halihazırda planlanmış olan reformlar dahil olmak üzere; makroekonomik istikrarın sürdürülmesi ve yurtiçi tasarrufları kademeli olarak artırma üzerindeki odaklanma ile birlikte, bu gündemin Türkiye’nin uzun vadeli sağlam ekonomik büyüme ve tüm Türk halkının yaşamlarını iyileştirme yönündeki iddialı hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olacağına inanıyorum.”
|
Kredi borcu olanlar dikkat
Konut kredisini yeniden yapılandıran bir vatandaş, bankanın ödeme planı değişiklik ücreti ve erken ödeme ücretini geri aldı.
|